MUCIZEVI in English translation

miraculous
mucizevi
olağanüstü
miracle
mucize
magical
sihir
mucizevi
büyülü
büyü
wonder
acaba
merak ediyorum
harika
mucize
şaşırtıcı
şaşmamalı
wondrous
harika
muhteşem
mucizevi
harikulade
fevkalade
şaşılacak
olağanüstü
mükemmel
hayret verici
miracles
mucize
as a miracle-worker

Examples of using Mucizevi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sekiz mucizevi rakam.
Eight magical digits.
Şekilde işe yarıyordu.{ Y: i} Ve bu sözler mucizevi.
And those words worked miracles.
Şimdi, anneler ve babalar bu mucizevi ritüelde bize katılsın.
And now, moms and dads, join us in this wondrous ritual.
Anne seni sonra aramam gerekecek, mucizevi bir şey gerçekleşiyor.
Mom, I need to call you back. Something magical is happening.
Bu, insanlığın ortaya çıkardığı en önemli, en mucizevi harita.
This is the most important, most wondrous map ever produced by humankind.
Kadın dünyanın her yerine gidip mucizevi ameliyatlar yapıyor.
She gets to fly around the world and perform miracles.
Uyanık ol Frida. Bir anda mucizevi bir şey gerçekleşmiş?
Suddenly, something magical happened. Heady, Frida?
Bu, insanlığın ortaya çıkardığı en önemli, en mucizevi harita.
Ever produced by humankind. This is the most important, most wondrous map.
Uyanık ol Frida. Bir anda mucizevi bir şey gerçekleşmiş?
Suddenly, something magical happened. Ready, Frida?
Uyanık ol Frida. Bir anda mucizevi bir şey gerçekleşmiş.
Frida? Suddenly, something magical happened.
Suyun mucizevi etkilerine gelince,
As miraculous as the water's effects are,
Ama mucizevi olmasının da bir bedeli var.
But there's a price to be paid for the miraculous.
Mucizevi kaldırıcı süper sütyen.
The miracle lift super push-up bra.
Mucizevi kart.
The miracle card.
Buradan buyrun ve mucizevi Aziz Benjamin Johna tanık olun!
Step right up and witness the amazing Benjamin St. John!
Mucizevi ilaç.
Oooh… the miracle drug.
Mucizevi Güvenlik Gözlüğü saati işliyor.
The miracle safety goggle clock is tickin.
O mucizevi bir ilaç.
It's a miracle drug.
Kilisedeki mucizevi günler sona erdi.
The days of miracles in the Church have passed.
Hala mucizevi tasdike mazhar seçim sensin.
You're still his magically approved choice.
Results: 704, Time: 0.0369

Top dictionary queries

Turkish - English