MUZAFFER in English translation

victorious
muzaffer
zafer
galip
üstün gelenler
kazanmış
triumphant
muzaffer
zafer
mükemmel
başarılı
üstün
galip
kazanmış
glorious
muhteşem
harika
güzel
parlak
yüce
olağanüstü
muzaffer
mükemmel
görkemli
şanlı
conquering
fethetmek
yenmek
ele
üstesinden
zapt etmek
triumph
zafer
galip
üstün
başarılı
muzaffer
kazandığı
büyük başarı
victory
zafer
galibiyet
fetih
the victor
victor
galip
galibi
kazananın
muzaffer
muzafer

Examples of using Muzaffer in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sonuna kadar da, muzaffer olarak sorumluluklarını yerine getir.
And, until the end, fulfill your responsibilities as the victor.
Muzaffer babamızın döndüğü mutlu günde!
Happy day on which our glorious father has returned!
Muzaffer olan tek biz değiliz.
But there haven't only been victories.
Muzaffer lirik temaya yakışır olarak,
As befits the triumphant lyrical theme,
Muzaffer olan bizleriz övgüler alıyorsunuz fakat yine de mağlup olmuş gibi görünüyorsunuz.
We are victors, you are praised, and yet you seem defeated.
Muzaffer askerlerimize yol açın!
Make way for our victorious soldiers!
Muzaffer kuzenim Prens Palatine Charles Gustavusu selamlamaktan onur duyarız.
We are eager to greet our victorious cousin… Prince Palatine Charles Gustavus.
Muzaffer olacağımızdan hiç kuşkum yok.
I have no doubt we shall be victorious.
Muzaffer kutsal günümüz.
Our triumphant holy day.
Muzaffer, muzaffer aşk.
Victorious, victorious, victorious love.
Ve muzaffer olduğum o an sesini duydum.
And in that moment of… Victori. It's when I heard it.
Yoksa'' Biz muzaffer( yenilmez) bir topluluğuz'' mu diyorlar?
Or do they say:'We are a gathering that will be victorious.
Ardından Muzaffer Constantinus Romaya girdiğinde Praetorien muhafızların tamamını terhis etti.
Later, in Rome, the victorious Constantine definitively disbanded the Praetorian Guard.
Stalini muzaffer biri olarak görüyorsun, değil mi?
So you seem to consider Stalin a winner, don't you?
Oradaki sen, muzaffer havası olan arkadaşım.
You there, my friend, with a winning air.
Muzaffer tarihimiz boyunca ülkenizden şairleri ağırladık.
Throughout our glorious history… we have received your poets.
Muzaffer Kraliçe Victoria adına… Ayı fethediyorum.
Queen Victoria. I claim the moon in the name of our Sovereign Lady.
Muzaffer olacak.
He will prevail.
Abdali tarihe muzaffer olarak geçti.
In history, Abdali was victorious.
Ve muzaffer olduğum o an… sesini duydum.
It's when I heard it. And in that moment of victory.
Results: 366, Time: 0.0486

Top dictionary queries

Turkish - English