Examples of using Naber in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ve mahvettiği tek hayat kendi hayatı da değil. Naber Joe?
Naber, silver?
Naber millet? Yine ben! Okuldan akıyorum!
Naber, Evrak Kaltağı?
Naber? Hadi yola çıkalım mı?
Naber O? Siktir. Tamam,
Naber. Ben Clay Stone bu
Havalı bir şeyler görmek ister misiniz? Naber Atticus?
Hey, naber, kankalar?
Naber, arı çocuk?
Naber? Burada yaşıyorsun değil mi?
Evet. Naber babacık?
Naber dostum? İki tane alabilir miyim?
Naber. Ben Clay Stone bu da eşim, Millie.
Naber kızım, beni duyabiliyor musun? Gizelle?
Güzel. Tanrım, bu gerçekten çok… Naber aile!
Hey, naber Steve?
Naber kankalar'' mı?
Güney Carolina,'' naber? Amcıksın sen!