NAN in English translation

nan
büyükanne
nine
nani
anneanne
nanın
naan
ekmek
nan
pideler
lavaş

Examples of using Nan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kızına teslim etmemi söyledi. Nan dün ölüm döşeğindeyken ve bana lemurunu alıp doktorun dışarı çıkmasını istedi.
So yesterday, on her deathbed, and she asks me to take her lemur and deliver it to her daughter. Nan tells the doctor to get out.
Burada Yun Nan dağlarında ve Ama bu insanlarla tanışmalıydım bu şarkının ardındakilerle!
Here in the Yun Nan mountains and I came across that song. But I was able meet all those people!
Nan ayakkabısını kaybetseydi,
If Nan had lost her shoes,
Nan ayakkabısını kaybetseydi, plajda bırakmak için… yüz metre boyunca kayalık yerinde yürümek zorunda kalırdı.
A couple of hundred yards along a rocky path to leave the beach. If Nan had lost her shoes, she would have had to walk.
Zhu Gong, Qian Ying, Nan Xing, Xue Mi
Come with me to battle against Huo Yi. Zhu Gong, Qian Ying, Nan Xing, Xue Mi
doktorun dışarı çıkmasını istedi Nan dün ölüm döşeğindeyken
deliver it to her daughter. Nan tells the doctor to get out,
edenin jiang chin olduğunu, onunda… Jiang fungun kan kardeşi Yin nan tiene verilmesini ve.
told him that Jiang Chin who betrayed Jiang Fung Yin Nan Tien, blood brother of Jiang Fung.
abartmak istemiyorum… ama Nan şüpheye düşerse bizi satın alamazsınız.- Evet, tabii.
I don't wanna overdramatize, but Nan gets cold feet and you can't buy us. Sure.
Fakat şu andan itibaren Nan Adamsın California yolculuğunda yol arkadaşı… dehşet, olacak.
BUT FROM THIS MOMENT ON, NAN ADAMS' COMPANION ON A TRIP TO CALIFORNIA WILL BE TERROR.
Bunlar arasında'' Nan Tien'' adlı büyük Budist tapınağının güney yarı kürenin en büyük modern Budist tapınağı olduğu iddia edilmektedir.
It has two cathedrals, churches of many denominations and the Nan Tien Temple, the largest Buddhist temple in the southern hemisphere.
Nan… Kafalarımızı aşk hikayeleri ile sürekli doldurup… sahneyi aşkın gelişine hazırlardı.
Nan-always filling our heads with tales of romance… setting the stage for the arrival oflove.
düşmanı yendiniz, önemsiz Nan Batian ve Bei Batianı!
beat down the enemy no matter he is Nan Batian or Bei Batian!
Bir daha bu topraklarda Moğol görmeyeceğiz. Nan Xi Irmağını ele geçirdikten sonra.
We will never have to see another Mongol in this land. Once we take the Nan Xi River.
Nan, bu çok azap verici bir şey: Gün be gün
Nan, it's a cruel thing to be near a woman day after day,
işlevi sayı olmayan değeri( NaN) döndürür.
is greater than 1.0, ATANH() returns not-a-number NaN.
Belki de kendisinden iki kat yaşlı olan bir adamın karısı olarak gösterilmesinden utanan Nan, insanlara kardeşinin çifti karı-koca yerine baba ve kız olarak gördüğünü söyledi ve bunu da Wood, 1941de Bayan Nellie Suddutha yolladığı bir mektupta onaylamıştır('' Adamın yanındaki aşırı resmî kişi, onun yetişkin kızıdır'').^ a b c d Fineman.
Nan, perhaps embarrassed about being depicted as the wife of a man twice her age, told people that her brother had envisioned the couple as father and daughter, rather than husband and wife, which Wood himself confirmed("The prim lady with him is his grown-up daughter") in his letter to a Mrs. Nellie Sudduth in 1941.
Lütfen Nan.
Please Nan.
Ve Nan.
And Nan.
Nan buradayim.
Nan, over here.
Şimdi, Nan.
Now, my Nan.
Results: 1625, Time: 0.0347

Top dictionary queries

Turkish - English