Examples of using Nane in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu beş pompa ekstra nane.
Nane değiller.
Bu uyuz'' tütsü ve nane'' zırıltısı yeter artık.
Melvyn Minton, ama bana Nane deyin.
Burada nane ve küçük su şişelerinden fazlası var.
Okyanus ve Nane.
Çocukken en sevdiğim ikinci şekerdi. Leziz nane şekerleri!
İki-iki-iki nane bir arada.
Adını'' Kara Nane'' koyabilirler.
Ben İncilin üstüne nane likörü dökmedim.
Veya nane.- Junior Mint var.
Cüzdan, anahtar, nane, kemer, ayakkabı bağcığı.
Hayır, nane gerekmeyecek.
Tuvalet malzemesi, el havlusu, nane şekeri. Bilmem.
Bak, kireçli beyaz nane.
Ve daha fazla nane bulduktan sonra.
Damak. Nane diyorum.
Oda servisine ve yastigimin üstündeki nane sekerlerine alisabilirim.
Bana peçete ve nane getirdi.
Ah sonra da bana nane verdi.