Examples of using Nargile in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ha, nargile.
Hayır, bu nargile vitrinlik.
Şehir, kahvaltı, manikür, nargile.
Özgürleştirici nargile.
Nargile hizmeti veren bir kafeye gidelim.
Hayır, bu nargile vitrinlik. Bir baksana şuna.
Tüten nargile ve dumanlı fahişeler.
Bana biber gazı ve nargile getir.
Bir canavar yaratmışız! Nargile alırım!
Bu nargile kokusu.
Nargile sigaradan daha sağlıklı mıdır?
Nargile dersini unutmuşsun.
Bu nargile. İçindeki su dumanı filtreliyor.
İçki yok, nargile yok. Hayır Cooper.
Nargile dersini unutmuşsun. Bitirdin mi?
Nargile dersini unutmuşsun. Bitirdin mi?
Burası nargile gibi kokuyor.
İlk nargile deneyimin.
Limon aromalı nargile içiyordu.
Bu nargile.