Examples of using Nickyi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Nickye yumruk atarsanız, bir baseball sopası ile döner.
Ama itiraf etmeliyim, Nickyin en sevdiği- Teşekkürler.
Ben ve Nickyden önce sadece ikisi varmış.
Ama itiraf etmeliyim, Nickyin en sevdiği müşteriler gösteri kızlarıydı.
Nickyle değil. Bu Danielsla ilgili!
İçişler, Nickye beni ele verdirmeye çalıştı.
Kocam Nickyle senin hakkında konuşurduk.
Belki Nickye sormalısın.
Ama itiraf etmeliyim, Nickyin en sevdiği- Teşekkürler.
Nickye söyle onu arabadan arayacağım.
Nickye arabadan arayacağımı söyle.
Frankie, Nickyin kullanmasına izin ver!
Miles ve Nickye ne zaman bakmamı istersen bakarım, sorun olmaz.
Ben gerçekten sadece Sean ve Nickye… bu üzücü zamanlarında yardım etmeye çalışıyorum.
Nickyde dinleme cihazını biliyordu.
Gazetelerde ne zaman adım geçse, Nickyden de söz ediyorlar.
Derece böbrek tümörü. Nickyde olan tümörün aynısı.
Arayan Nickydi.
Gazetelerde ne zaman adım geçse, Nickyden de söz ediyorlar.
Gazetelerde ne zaman adım geçse, Nickyden de söz ediyorlar.