"Niklaus" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Niklaus)

Low quality sentence examples

Sana tapıyor, Niklaus.
She worships you, Niklaus.
Niklaus sen benim evladımsın.
Niklaus, you are my son.
Soyun geliyor Niklaus.
Your sired are coming, Niklaus.
Ben şeytan değilim Niklaus.
I am not evil, Niklaus.
Niklaus, seni uyarıyorum.
Niklaus, I'm warning you.
Niklaus! Kardesim!
Brother! Niklaus!
Niklaus, bırak onu.
Niklaus, release him.
Niklaus, şimdi olmaz.
Niklaus, not now.
Muhteşem bir yolculuktu Niklaus.
It's been a glorious ride, Niklaus.
Niklaus! Acıyor!
It hurts. Niklaus!
Camille yeni dönüştü Niklaus.
Camille has just turned, Niklaus.
Öyleyse, lütfen Niklaus.
Oh, then, please, Niklaus.
Buna izin veremem Niklaus.
I won't allow this, Niklaus.
Niklaus tekrar dene!
Niklaus, try again!
Niklaus. Arabaya atla.
Niklaus. Get in the car.
Seçmesine izin ver Niklaus.
Allow her the dignity of this choice, Niklaus.
Boş boş konuşma Niklaus.
Spare me the platitudes, Niklaus.
Ne uğruna Niklaus?
To what end, Niklaus?
Niklaus yokluğunda çok sıkılıyordu.
Niklaus was beside himself in your absence.
Niklaus Camillele başa çıkabilir.
Niklaus can handle Camille.