Examples of using Nikolas in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Nikolas ismini babasından almıştır,
Nikolas Nikas olay yerinin yakınında New World Alışveriş Merkezindeki… vitrin camına çarpmasının ardından tutuklanmıştı.
Polonyalı bir astronom olan Nikolas Kopernik, dünyanın ve diğer gezegenlerin, güneş etrafında döndüklerini açıklamış;
Nikolas Nikas olay yerinin yakınında New World Alışveriş Merkezindeki… vitrin camına çarpmasının ardından tutuklanmıştı.
Avusturyalı aktris Gertraud Jessererin babası ve gazeteci-oyuncu Nikolas Vogelin dedesidir.
Fransa Cumhurbaşkanı Nikolas Sarkozy ile biraraya geldi. Getty Images.
Birlikte içeri girmeni istiyorum, anladın mı? Nikolas, gideceğimiz yere varıncaya kadar Dr. Watsonla?
anladın mı? Nikolas, gideceğimiz yere varıncaya kadar Dr. Watsonla.
Nikolas yalnız bırakılmamalı, hiçbir zaman ya da herhangi bir nedenle.
İşin doğrusu, Nikolas Tesla adlı birisi 1896de radyo fikrinin patentini almıştı.
Papa Aziz I. Nicolaus( I. Nikolas),( Roma yaklaşık 800- 13 Kasım 867), ya da Büyük Nikolas, 24 Nisan 858 tarihinden ölümüne kadar Papalık yapmıştır.
Önce Mora Despotu I. Thomas Komnenos Dukas ile sonra Nikolas Orsini ile evlenmiştir.
Bu savaşta hansa birliğindeki şehirler, Danzig ve Nikolas Kopernikin memleketi olan Torun gibi, töton şövalyelerine karşı,
Nikolasın böyle bir pisliğe alet olmasına izin verir miyim sanıyorsun?
Nikolasın bu soytarıyı ikiye ayırmasına izin verelim.
Nikolasın gülümseyişi.
Evet, Nikolasın Ayıboğan ile dövüşmesini istiyor.
Sadece Nikolastan iyi güreş nasıl yapılırmış öğreneyim diye izliyorum!
Nikolasa hiç ama hiç benzemiyordu.
Nikolasın gözlerimizin önünde neredeyse zehirlenecek olduğunu mu söylemek istiyorsun?