Examples of using Numunesi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dört kan numunesi buzda, gitmeye hazır. Jimmy?
Dosyanda numunesi var.
Biraz daha kan numunesi alıyordum.
Analitik çalışma A numunesi üzerinde yapılır.
Ona kapüşonludakiyle benzer etkide balistik kumaş numunesi gönderdiniz.
Ona kapüşonludakiyle benzer etkide balistik kumaş numunesi gönderdiniz.
Ayrıca kendi beta-a protein numunesi olmadan çalışmayacaktır.
Bilim insanları, veri çekirdekleri ve protomolekül numunesi gibi.
Bilim insanları, veri çekirdekleri ve protomolekül numunesi gibi?
Bana bir muslin numunesi ver.
Kattaki laboratuvara girip V Bileşeni numunesi çalmanı istiyorum. 67.
Bana biraz sıvı numunesi de al?
Sonra da bu tozdan bakteri kültürü numunesi alınır.
DNA numunesi dört ayrı dizileme reaksiyonu için paylaştırılır,
Polis şüphelilerin bilgisi olmadan DNA numunesi toplayabilir ve bunu delil olarak kullanabilir.
Tanrım, ilaç numunesi verdiğin her doktorun etrafında yavru köpek gibi dolaşmasından nefret ediyorum.
Kumsalda tek başına su numunesi topluyor olduğun için kimse nerede olduğuna şahitlik edemiyor.
Hava numunesi alıp GCMSte inceleyelim. Bakalım neyle karşı karşıyayız.
Toksikoloji laboratuarında kocaman bir idrar numunesi ile uğraşmayı dene sonra sinirlenmeyi konuşalım.
Leicestershire karakolu ve FSSnin bir girişimiyle bölgeden 5000 erkeğin gönüllü olarak kan ve tükürük numunesi vermesi istendi.