Examples of using Nusrat in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adamlarını alıp Nusrata yardım et. Orada saklanıyorlardır.
Nusratı arabasına götür.
Nusratı kurtardın.- Evet.
Nusratı kurtardın.- Evet.
Nusratı kurtardın. Bassam, gel hadi.
Nusratı yanıltıyorsun.
Düşündüm de bir ara ailenin geri kalanıyla Nusratı defnedelim.
Nusratı tutan teröristler ise… hadlerini aşan bir grup çocuk.
Nusrat haklıymış.
Nusrat! Yürüyün!
Nusrat çok emin.
Nusrat? Bırak!
Nusrat saraya dönüyor.
Nusrat? Bırak!
Nusrat hamile kaldığında.
Nusrat! Yürüyün!
Daha çocuksun, Nusrat.
Tereddüt etme, Nusrat.
Nusrat, sınırları aşma.
Utan biraz, Nusrat.