ODALAR in English translation

rooms
odası
oda
yer
tuvaleti
salonu
chambers
odası
oda
hazneye
meclisi
bölmesi
çemberi
loncanın
bedrooms
yatak odası
bir yatak
suites
süit
suiti
suit
bir suit
daire
odası
oda
paketi
quarters
çeyrek
dörtte
bölgesi
bozukluk
lodgings
konaklama
kalacak yer
pansiyon
yurt olacak yeri
bir yere yerleştiririz
yerleştireceğiz
konaklayacak kadar
room
odası
oda
yer
tuvaleti
salonu

Examples of using Odalar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Carl, otelin diğer tarafında parka bakan odalar var.
Carl, on the other side of the hotel they got suites that face the park.
Size özel odalar hazırladık.
We have prepared special quarters for you.
Her tarafta cesetler var. Bizim oda dışında bütün odalar harap oldu.
Bodies everywhere. All the rooms are ruined except for our room.
İkisi orada, ikisi şurada. Odalar?
Two there, two there. Bedrooms?
Chantelle, sen ve Calum için de odalar var.
Chantelle, there's plenty of room for you and Calum as well.
İkisi orada, ikisi şurada. Odalar?
Bedrooms? Two there, two there?
Arka odalar, banyolar.
BACK ROOMS, BATHHOUSES.
Bilemiyorum, Doug. Odalar çok küçük ve iç sıkıcı görünüyor.
DOUG, I DON'T KNOW, THE ROOMS LOOK SO SMALL AND DEPRESSING.
Büyük odalar geceleri daha da büyüyor.
BIG ROOMS GET BIGGER AT NIGHT.
Odalar, evet.
OH, THE ROOMS, YES.
Odalar benim için çok uygun Bayan Wilberforce.
THE ROOMS WILL SUIT ME ADMIRABLY, MRS. WILBERFORCE.
Diğer odalar.
SEE OTHER ROOMS.
Odalar devre dışı kaldı.
The chambers were off-line.
Odalar neye benziyor?
What are the rooms like?
Odalar temiz.
Room's clear.
Odalar numaralandırılmıştır.
Your rooms are numbered.
Odalar temiz ve ucuzdur.
The room's clean and cheap.
Odalar üst katta.
The room's upstairs.
Odalar iyi mi?
Are the rooms ok?
Seri odalar var. Aynı müze gibi.
It's a series of rooms, like a museum.
Results: 1294, Time: 0.0445

Top dictionary queries

Turkish - English