Examples of using Ofis in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hepsi Maximin ofis kızları gibi görünüyor.
Gharapuride kiralayacak ofis olmadığı için inşa etmek zorunda kaldık.
Yeniden grup oluşturmak için beni ofis dışında bırakmak için zaman istiyor.
Artık ofis, ev, her şeyle ilgilenmesi gerekiyor.
Ofis ne renk olsun diyorum?
Ofis görüntülerimin son on dakikasını sunucudan sil.
Onun gibi birinin ofis işinde çalışması biraz.
Masa ofis, top da insanlar, değil mi?
Ama sen ofis işi hakkında hiçbir şey bilmezsin.
Başkan Seo, size ofis içinin dizaynını izah etmek için buradayım.
Ofis konusunda Çinliler değişmek istemediği süre hiç bir şey yapamayız.
Genellikle ofis malzemeleri.
Ofis deki bir başka sakin günlerden birimi?
Ofis brendi bir şişe içinde sen…, alabilir.
Merak ediyorsan ofis sensiz çok sıkıcı.
Direk yola çıkıp ofis kapanmadan alın onları.
Ofis numarası kullanım dışı
Ara sıra ofis etrafında görürdüm.
Bu sefer ofis karanlıktı.
Burada ofis hakkında konuşuyoruz, tamam mı?