Examples of using Ofisinde in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bugün ofisinde ona teklif ettiğini söyledi.
Ofisinde oturup ailesinden bahsettiğini canlandırmak zor geliyor.
Eğer senin ofisinde olsaydım, patronun ölmüş olurdu.
Ya da ofisinde konuşmaya devam edebiliriz.
Continental Can Companynin taslak ofisinde, çalışmış olan ilk kadındı.
Yarın ofisinde hepsini unutmuş olacaksın.
Başkan Yardımcısı Ford o saatte ofisinde yemin edip, Başkan olacak.
Ofisinde gazilerle çalıştığı için aldığı bir ödül var.
Ofisinde olsak daha iyi değil mi?
Harolday aşağıdaki ofisinde seni görmek istiyor. Evet?
Harolday aşağıdaki ofisinde seni görmek istiyor. Evet?
Patron seni ofisinde görmek istiyor.
Yarın akşam 9:00da Johnson ile ofisinde buluşuyorum… ve paramı alıyorum. Beş.
Yarın akşam 9:00da Johnson ile ofisinde buluşuyorum… ve paramı alıyorum.
Ofisinde'' çerçevelenmiş kitap kapaklarımın olması koltuklarımı kabarttı.
Ofisinde konuşabilir miyiz, Shel?- Hey!
Şehir kayıt ofisinde. Nerdeydin?
Bu akşam ofisinde yerde yatarsın.
Ofisinde onu son gören bendim.
Vekil Kim kısa bir süre ofisinde olmayacak. Evet… Efendim?