Examples of using Olav in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Açıkçası Olavın sağ kolu bendim.
Cinayet zanlısısın ama sen Bremerle Olavdan bahsedip duruyorsun?
Park görevlisi kazadan hemen önce Bremeri Olavla konuşurken görmüş.
Olavın bilgisayar şifresini buldum.
Olavı tekrar kontrol et.
Olavın ofisini arayıp bilgisayarını Adli Tıbba verin.
Olavdan haberi var.
Olavın burada olduğunu bilmiyordum.
Olavın annesini biliyor musun?
Hans Olavın sesli mesajı.
Hans Olavın sesli mesajı. Bip sesinden.
Hans Olavın sesli mesajına ulaştınız.
Hans Olavın sesli mesajına ulaştınız… Yarada bir şey var.
Evet. Olavın o beyinsiz sağ kolu mu?
Olavın eşyaları arasında bir harita varmış.
Kayıkla açıl ve Olavın cenaze salını bul.
Bu şöleni Olavı anmak için yapmadık mı?
Polis, Olavın peşinde.
Daha çok personeli sorguya çektiler ve Olavın ofisini arıyorlar.
Holckun dairemizi kullanmak için Olava para aktardığını biliyordun.