Examples of using Olga in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sabahtan akşama kadar Olga ile beraberdi.
Gontran sık sık Nîmesin sokaklarında Olga ile oynadı.
Herkes, bu Olga.
Sonbaharında Konstantinos, Kiev Rusları naibesi Olga tarafından ziyaret edildi.
Oskar, bu da Olga.
Benim adım Olga.
Bu Olga.
Bu Olga mı?- Olga, karım?
Merhaba Kazma.- Bu Olga, bu da Güdük.
Hayır. Benim adım Olga.
Millet, bu Olga.
Doğru adam gelir gelmez, Olga hatasını fark edecek.
Bu bayan Olga.
Hâlâ yiyor mu? Olga nasıl?
Ben söylemeyeceğim, Olga da.
Gecede annem hep parti verirdi… ve Olga Teyze sihirli feneri ve peri hikayeleriyle… birden çıkagelirdi.
Caribe Otelinin otoparkında avukatımız Olga ile buluşursun, ve o seni buraya getirir.
Olga Sereginanın ailesi, Rus polisinden kızlarının dizüstü bilgisayarının şifresini kırmalarını
Rus Devriminin ardından Olga öldürülünce, Rus Ortodoks Kilisesi onu bir Tutku taşıyan( Rusça: страстотéрпец) olarak azize ilan etti.