Examples of using Omleti in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Annen omleti beğendi mi?
Omleti görünce kız kardeşini hatırladım.
Ama bana peynirli omleti öğretmen gerekiyor.
Mutfağa gel, sana omleti ısıtayım.
Bak, o omleti yıllardır.
Bay Hutchinson devralıyor Polly, omleti de ben alayım.
Sana bir biberli nohut omleti ve enginar.
Gatsbyin Batı yumurtası omleti var.
Gatsbynin Batı Yumurtalı Omleti'' var.
Var. Gatsbyin Batı yumurtası omleti.
Köşedeki restaurantta pirinç omleti yiyelim.
Güzel görünüyor. Batı omleti.
Patates kızartmasıyla beraber, ve bir kola. mantar omleti istiyorum.
Ciğerli ve sakatatlı Sacromonte omleti.
Dedim ya işte yediğim en iyi Denver omleti.
Sihirli. Bu sihirli mantar omleti, değil mi?
Söylediğine göre işin sırrı omleti havada çevirip düşürmeden tavada yakalamakmış.
Harley gibi döndürelim… Salın özel çeyrekliği için… peynirli omleti tavada çevirir gibi… onu Taşkın Kameraya çek!
Tamam işte burda, iki denver omleti… 3 portakal suyu
Harley gibi döndürelim… Salın özel çeyrekliği için… peynirli omleti tavada çevirir gibi… onu Taşkın Kameraya çek!