Examples of using Omuz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O asla bizimle omuz omuza durmadı, ve asla da durmayacak.
Yıllar boyu birlikte omuz omuza savaştığımız yoldaşlarımın hepsi öldü.
Bir çift omuz, sürüyle pirzola, kaburgaları hissettin mi?
Tom omuz kedisidir.
Omuz kasların gerçekten sıkı.
Ama omuz hizasından yukarı vuramazsınız.
Bir el ya da birazcık omuz eklersem fiyat mı yükseltirsiniz?
Kollar gövdeye omuz kemeri ile bağlanmıştır.
Ve diş fırçanı oynattığın her an omuz kasların ortaya çıktığı için de değil.
Omuz birleşim bölgesinde olmalıyız.
Flexing Omuz ve kolların ağırlıta kullanıldığı bir çeşididir.
Omuz yastıklarından çoktan kurtulmuş olurlardı. Buna düzgün şekilde bakılsaydı.
Omuz hareketini duymuş muydun?
Omuz dokunuşunu duydun mu hiç?
Omuz dokunuşunu bilir misin?
Omuz demişken, meşhur masajlarımdan birine hazır mısın?
Bir el ya da birazcık omuz eklersem fiyat mı yükseltirsiniz?
Bir el ya da birazcık omuz eklersem fiyat mı yükseltirsiniz?
Omuz omuza dövüşeceğiz- Bayan Banks!
Tabutuna omuz verecek, arkadaşın olmalı derdim.