Examples of using Onlar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onlar Madrasdan, Hindistanda bir dava!
Onlar Allah ile birlikte başkasını ilâh edinenlerdir. Onlar yakında bileceklerdir.
Onlar bununla karşıma çıkana kadar, kullanabildiğim her kaynağı kullandım.
Onlar yaşlı insanların uyuşturucuları altın kızlarda bunu kullanıyorlardı.
Onlar vergi yasalarının reformundan yana.
Onlar ki namazı gözetirler
Onlar evin içindeydiler ve hala oradalar.
Onlar sizin elbisenizdir, siz de onların elbisesisiniz.
Onlar, Allahın ahdini yerine getirirler
Onlar benim azizem Arialiaya hizmet eder.
Onlar iyi cocuklardi…
Sanırım onlar direniş güçlerinden kalanlar.
Onlar, eğitim fakültesinde bizden 2 sınıf üstteydi.
Onlar ki zekat vermezler ve onlar ahireti de inkar ederler.
Onlar Rablerine kavuşma konusunda bir şüphe içindedirler?
Onlar sanki çeki yazmak için sabırsızlanıyor gibiydiler.
Onlar dışarıda bacaklarının arasında bunu yapıyorlar.
Onlar, ahireti dünya yaşayışına satmış kimselerdir.
Onlar çok özeller ama sen değilsin?
Nedir onlar, İrlanda sigaraları mı?