OPTIKLER in English translation

optics
optik
the optics
optik
göz

Examples of using Optikler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ben de 90larda herkesin yaptığı gibi özel sektöre geçtim site kurmak için değil de fiber optikler için veri sıkıştırması yapıyordum.
So I went into the private sector like everybody else in the'90s, only not for a dot-com, doing data compression for fiber optics.
En alt kısmında fiber optikler var ve bunlar ışık iletiminde bizimkilerden daha iyi çalışıyor
Down at the very base of it, there's fiber optics that work better than ours, actually, to move light, but you can tie them in a knot;
Projektörler için Terfenol-D ve PMN( kurşun magnezyum niobat) geliştirilmiş iken, hafif ses hassas plastik film ve fiber optikler hidrofonlar için( su kullanımı için akusto-elektrikli transdüserler) kullanılmıştır.
Lightweight sound-sensitive plastic film and fibre optics have been used for hydrophones(acousto-electric transducers for in-water use), while Terfenol-D and PMN(lead magnesium niobate) have been developed for projectors.
Düzlem dalga açılımı uygulamaları içindedir Akustik Optikler Kuantum saçılım teorisi Helmholtz denklemi Bilgisayarlı elektromanyetizmada Düzlem dalga açılım metodu Digital Library of Mathematical Functions,
The plane wave expansion is applied in Acoustics Optics Quantum scattering theory Helmholtz equation Plane wave expansion method in computational electromagnetism Digital Library of Mathematical Functions,
Sağ optik merkezine giriyorum.
I'm entering his right visual center.
Fiber optik etkisiz hale getirildi.
FIBER OPTIC NEUTRALIZED.
Fiber optik kamerama ne yapıştırdın?
YOU STICKY MY FIBER OPTIC CAMERA?
Telsizler çalışmıyor, bu dumanda optik sinyal göndermek mümkün değil.
The radio's down. We can't send visual signals in this smoke.
C timi, şimdi fiber optikleri yerleştirin.
Team C is now to be placed in the optical fiber.
C timi, şimdi fiber optikleri yerleştirin.
Team C, insert the optical fibers now.
C timi, şimdi fiber optikleri yerleştirin.
Team C, insert the optical fibres now.
birçok X-ışını ve bu fışkırmalara optiksel olarak karşıtlar gözlemlemiştir ve bu, uzaklık saptanmalarını ve detaylı optik araştırmalarını sağlamıştır.
it has observed numerous X-ray and optical counterparts to bursts, leading to distance determinations and detailed optical follow-up.
Bu tür optiksel sapmalar retinada oluşan görüntü kalitesini azaltmaktadır,
These optical aberrations diminish the quality of the image formed on the retina,
TiO2 film kalınlıkları üzerinde optiksel emilimleri control etmek ve iki elektrotunda foto akımlarını eşitlemek amacıyla yapısal düzenlemeler yapılması başarılmıştır.
TiO2 film thicknesses to control the optical absorptions and therefore match the photocurrents of both electrodes.
Ancak, yalnızca optik merkez kullanıldığından en düşük optik performans elde edilir; düşük distorsiyon,
But because only the centre of the optics is used, the best optical performance is achieved- including low distortion,
İmajın kalitesi genellikle büyütmeye değil, optik( mercek) kalitesine ve görüntüleme durumlarına bağlıdır.
The quality of the image generally depends on the quality of the optics(lenses) and viewing conditions-not on magnification.
Benzer şekilde ışığın optiksel özellikteki cam lif üzerinde saçılması, camın yapısındaki moleküler düzeydeki düzensizliklerden kaynaklanır.
Likewise, the scattering of light in optical quality glass fiber is caused by molecular-level irregularities(compositional fluctuations) in the glass structure.
Virüs, optik kabuğa girerek kurbanlarını dehşete düşürmeye ve sonra beyinlerindeki bir atardamarı yırtmaya programlanmış.
The virus is programmed to terrorize its victims by tapping into their visual cortex and then rupturing an artery in their brain.
Fresnel bu varsayıma dayanarak ışığın sapmasını ve birçok optiği içine alan birçok doğal olayı açıklayabiliyordu.
Based on this assumption, Fresnel was able to explain the aberration of light and many optical phenomena.
Lazer ışınının konumunun sabitlenmesi için basit bir örnek geniş serbest uzay optiksel iletişim sistemlerinde görülmektedirler.
A rather simple example is the stabilization of the position and direction of laser beam between modules in a large free space optical communication system.
Results: 46, Time: 0.0339

Top dictionary queries

Turkish - English