Examples of using Oregon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Düşünüyordum da… Oregon Citye dönüp onları bulamadığımızı söylesek mi?
Bu akşam oregon eyaletinden bahsediyoruz. Evet, hanımefendi.
Oregon nasıl? Beklediğim gibi değil ama alışıyorum.
Oregon nasıl? Beklediğim gibi değil ama alışıyorum?
Acker Oregon Eyalet Hapishanesini 13 defa aramış.
Oregon Eyalet Hapishanesinden üç ay önce kaçmıştı.
Şey, Bende Oregon Kültürel Miras Ödülünü aldım.
Oregon Kültürel Mirası ödülünü almıştım.
Ben Oregon Kültürel Miras ödülü aldım.
Corvallisteki Oregon Eyalet Üniversitesi kampüsünde kaybolmuştu.
Evet, Oregon onu takip ettik.
Oregon. Oregona gitmek zorunda değilim.
Ayağındaki Oregon 4, farkında mısın?
Oregon konusunu Jackle konuşacağına söz verebilir misin?
İlçenin merkezi Oregon, en büyük şehri Rochelledir.
Oregon Pinot da bi numune hoşuna gider diye düşündüm.
Olay yerinde, Oregon Polis Merkezine ait sizin adınıza kayıtlı bir silah bulundu.
Ben Oregon Statee gittim.
Grand Junctiondan Oregon Coloradoya bir bilete ihtiyacım var.
Oregon kuzeyindeki o bölgede de bolca kürk hayvanı vardır.