Examples of using Osman in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben köyün muhtarı Osman Bayar.
Ya da öyle olmak istiyor. Osman bir terörist.
Ya da öyle olmak istiyor. Osman bir terörist.
Abi, lütfen, Osman Alan bu!
Söz ver, Osman… Eger yakalanırsam,
Müslüman Mısırlılar Halife Osman isyan 685-699: Emeviler karşı İran
Ancak 647de Ömerin ardılı Osman, Abdallah ibn Saada 20.000 kişilik orduyla Eksarhlığı istila etmesini emretti.
Adamın kimliği Osman Selcuk olarak belirlendi.
Zorla getirme kararı çıkarılan diğer beş milletvekili ise Osman Baydemir, Dirayet Taşdemir, Ahmet Yıldırım, Alican Önlü ve Nadir Yıldırım.
Osman zamanında, 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu, Avrasyada izole edilmiş
Kadir abi, saygılar Adım Osman birazdan gelecekler, trafiğe takılmışlar.
Sağlık Bakanı Buyar Osman, 4. Makedonya Kardiyoloji Kongresinin açılışını 3 Haziran Perşembe günü Ohrid kentinde gerçekleştirdi.
Sağlık görevlilerinin Libyalı avukatı Osman Bizanti Reuters haber ajansı tarafından kaydedilen sözlerinde, 1997 yılında Bingazide 200den fazla HIV vakasının görüldüğünü söyledi.
Nkunzi ona Osman adını vermeden önce… Allajna ya
Sağlayacak kanıtımız yoktu. Nkunzi ona Osman adını vermeden önce… Allajna ya da elmaslarla ilgili… herhangi bir bağlantı.
Ayrıca Tamer Bülent Demirel, Osman Gülbel, Ali Poyraz,
Urfa Milletvekili Osman Baydemir, duruşma izlemeye gittikleri Diyarbakır Adliyesinde,
Bosna-Hersekin AB baş müzakerecisi Igor Davidoviç ve BHnin AB Entegrasyon Müdürlüğü başkanı Osman Topcagiç 1 Kasım Çarşamba günü Washingtonda ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Rosemary DiCarlo ile bir araya geldiler.
Osman Evcan açlık grevinin 37. gününde.
BHnin Brükseldeki AB Heyeti Büyükelçisi Osman Topcagiç,'' Ülkenin olumlu bir değerlendirmeyi mümkün olan en kısa sürede alabilmesi için, BHli yetkililerin tüm dikkatlerini gerekli yasaların çıkarılması ve biyometrik pasaporta geçilmesine vermeleri son derece önemli,'' dedi.