Examples of using Otele in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Curtisin son 2 ayda her hafta sonu 6-7 farklı otele gittiğini öğrendik.
Otele dön ve 4 saatliğine ayak çalış.
Aileden kimse otele gitmez.
Otele dönmem gerek.
Hatta hafta sonu kaçamağı bile yaptık. Otele giderdik.
Lukeu otele götürürsen minnettar olurum.
Tek kişilik oda isteyenler genelde otele giderler.
O gece Red Reefteki olaydan sonra Danny otele gitti.
Bu gidişle… gece yarısından önce otele varamayacağız.
Bu sayede bizimle birlikte otele döndüğü sonucu çıkıyor.
Bu şekilde devam edersek, gece yarısına kadar otele gidemeyeceğiz.
Şimdi bir de otele para vermek zorunda kalacağız!
Onu tekrar otele götürmek çok tehlikeli.
Onu otele geri götürmek, çok tehlikeli.
Denise nikâha gitmeden önce otele varamayız.
Otele gidip bir kez daha otuzbir çekmek üzereyim.
Kevin, doğruca otele gidiyoruz değil mi?
Ben otele geri dönüyorum.
Beni otele götür.