Examples of using Otun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Otun var mı?
Peki, otun varsa kahveyi iptal edelim.
En sevdiği otun adı bu.
Senin otun bu. Sadece senden satın alırız, bebek.
Bu otun içinde yonca yaprağı var.
Burada otun var mı?
Shao, otun var mı?
Otun, yalnızca otun, içindeki sanatçıyı açığa çıkardığına inanıyor.
Otun evde kalsın.
Daha otun var mı?
Akıllıca savaşırsanız otun sapı oka dönüşür!
Otun kökünü kazımalısın.
Otun var mı?
Otun parasını daha ödemedim.
Adamım, bu otun içinde ne var?
Otun yarısı falandı sadece.
Umarım otun vardır.
Otun dumanı taa mutfaktan duyuluyor!
Üzgünüm. Şey varmış sende diye duydum… Otun varmış diye duydum.
Evet, otun ne olduğunu biliyorum.