Examples of using Owen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu Owen ve bu da kız arkadaşı Bethany.
Bence Owen olmayan arkadaşlara ihtiyacın var.
Bak, belki Owen haklıdır, belki de buradan git.
Şimdide Owen Liftin arkadaşım Harrynin cinayeti adlı hikayesi.
Ölen adam Owen Taylordı, Sternwoodun şoförü.
Owen hakkında konuşmak için buradayım.
Mesele Owen değil.
Belki de Owen Amcanın arabası olduğundandır?
Owen zaten ölmüş sayılırdı.
Ayrıca, Owen da arkamı kolluyor.
Owen aynı fikirde olan varsa, şimdi gitsin.
Owen haklı.
Ben Owen Harper ve bu benim yaşamım.
Owen geliyor.
Bu Owen, yani bir tehlike gibi değil.
Owen öldüğünden beri onun her dediğine daima arka çıkıyorsun.
Owen ve Gwilyme bir çizgi… Oradan Cape Towna, Angrahada.
Owen mükemmel.
Owen ortadan kaybolduktan sonra hiç iletişime geçtiniz mi?
Owen mı?