Examples of using Oylar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Oylar Fridaya.
Tabii ki oylar için istediğin kampanyayı yürütmekte özgürsün.
Oylar Aishaya.
Picketwireın güneyindeki oylar kuzeydekilerden fazla değil mi?
Oylar Büyük Ben için.
Doğru ama oylar silah karşısında duramaz.
Oylar, Spellman-Walkera.
Bu oylar da sayıldığında, 81 oyla yarışı kazanan Başa oldu.
Zevkini bozmak istemedim Laceye atacağın oylar da var tabii.
Partiler Diyarbakırdaki oylar için yarışıyor, Erdoğan yatırım sözü veriyor.
Stieg sizi seviyor, zengin veya fakir, oylar Brodeck için!
Buluşma Kraliçesi için oylar.
Hayır!- Karşıt oylar.
İkimizin de sayması gereken oylar var.
Merhaba. Oylar Patersona.
Eğer çekilirse ona giden oylar Chunga gider.
Günaydın.- Oylar Hickeye!
Belki de oylar.
Pekala, çocuklar. Oylar Keşiş ve Tammanye.
Anlaşılan, bir bilgisayar için, oylar ve stoklar aynı şey.