PACKARD in English translation

Examples of using Packard in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Packarda karşı cesur olmaya çalış… yoksa seni öldürebilir.
Try and be brave against packard, and he might kill you.
Andrew Packardla tanıştığım zaman hayatım konusunda endişeliydim.
When I met Andrew Packard I was already afraid for my life.
Josie Packardla görüşmem mümkün mü?
Could I speak to Josie Packard please?
Senindir. Packardı yendiğim gece bu cebimdeydi.
I had this in my pocket the night I won the Packard.
Hala o Packardı aldın mı?
You still got that Packard?
Marcel de Packardla gelecek. Hadi, belediyeye.
City Hall! Marcel will bring the Packard.
Packardını kazanan bir adam.
A man who earned his Packard.
Andrew Packardla tanıştığım zaman… hayatım konusunda endişeliydim. Sahibimdi. Aşkımdı.
My lover. When I met Andrew Packard, I was already afraid for my life.
Packarda karşı cesur olmaya çalış… yoksa seni öldürebilir.
And he might kill you. Try and be brave against Packard.
Albay Packardla tanıştın mı?
Have you met Colonel Packard yet?
Dinle şimdi, Ted Packardın tek istediği şey… para.
Now, listen. All Ted Packard wants is money.
Ted Packardın tek istediği şey para!
All Ted Packard wants is money!
Hâlâ ayakta durmamızın tek sebebi, Josie Packardın perakende alması.
The only reason we're still in business is because Josie Packard buys retail.
Belediye! Tamam! Marcel Packardı getirecek!
Marcel will bring the Packard. OK, City Hall!
Belediye! Marcel Packardı getirecek.
City Hall. Marcel will bring the Packard.
Ben hala aynı adamım, Packardını kazanan bir adam.
I'm still the same man, a man who earned his Packard.
Ben hala aynı adamım, Packardını kazanan bir adam.
A man who earned his Packard. I'm still the same man.
Blue Pine.- Josie Packardla görüşmem mümkün mü?
Blue Pine Lodge. Could I speak to Josie Packard,?
Packardın çetesinden öldürecek kimse kalmadı.
There's nobody left in packard's gang to kill.
Packardın çetesinden öldürecek kimse kalmadı. Bittiğini söylüyorum.
There's nobody left in Packard's gang to kill. I'm saying it's over.
Results: 155, Time: 0.0238

Top dictionary queries

Turkish - English