Examples of using Pamuk in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bunun pamuk şeker olmadığından eminim.
Çoğunlukla pamuk ekimi yapılmaktadır.
Mary ve Tejen oasisleri pamuk ve Kavun, Karpuz yetiştirilmekte dikkat çekiyor.
İçi de pamuk ve tavuskuşu tüyüyle dolu.
Pamuk ayarına getiriyorum.
Pamuk şeker sanıyorsun.
Orhan Pamuk- Türk yazar.
Şahsen, o pamuk parçasının mutluluğunu izlemek beni kahrederdi.
Pamuk kurtları çok manevracı sorun çıkarıcılardır ama sen çaresine bakarsın.
Alkolle pamuk hazırla ve bunsen ocağını aç.
En sevdiği şey pamuk şeker olamaz mıydı?
Yatak takımı pamuk olabilir ama, o siyah değildi.
Kalan 4 dönüme de pamuk eksek ne kazanırdık bir düşünsene.
Pamuk gitmiş.
Pamuk parçalarının çarpışması.
Pamuk Prensesi tanıyorsun değil mi?
Yumuşak, pamuk kumaşını hissettim.
Ailesi pamuk ve tütün toplayıcılığı ile geçinmekteydi.
Rocki pamuk şeker makinesinin saldırısına uğramış gibi görünüyor. Hayır.
Rocki pamuk şeker makinesinin saldırısına uğramış gibi görünüyor. Hayır.