Examples of using Pandit in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Pandit haklı.
Pandit bir salak.
Pandit, o hırsız değil.
Hafif bir sigara, Pandit.
O Pandit, değil mi?
Pandit ama o benim param.
Bayan Dina Günaydın Rahunath Pandit.
O Pandit, tuzak alırsınız.
Pandit ji, o hırsız değil.
Ancak Pandit izin verirse olabilir.
Mr. Narayan Pandit, Çulsuzluktan Zenginliğe.
Sayın Pandit, araba Dariyaganj içinde.
Ne demege calisiyorsun, pandit?
Pandit Nehru ve diğerleri Ahmetnagar Kalesinde.
Heeeyyy Noluyor burda, Pandit?
Ben onun çaresine bakarım Bay Pandit.
Pandit, o kadar yaptığımız gerçeği biliyor.
Hepsini çok net hatırlıyorum Bay Pandit.
Herman, Pandit Nehru ile buluşmaya gitti.
Pandit çok sarhoş olsa bile ne dediğini hatırlamaz mı sandın?