Examples of using Pantolon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Burnun uzaması ya da pantolon bölgesinde ılık bir his?
Yürek hafif, pantolon sıkı.
Bence beynine kan akışını kesen gergin pantolon için ilaç yazmalı.
Biliyorum. Ben siyah deri pantolon istiyordum.
Uzman. Anan böyle mi pantolon giymeyi öğretti sana?
dizayn pantolon.
Tabii. Pantolon oturağını nasılsa rafa kaldırmam gerekiyordu.
Biliyorum, ıslak pantolon.
Çok seçkin.- Şimdi pantolon.
Örtmeyen bir adam tarafından sürekli hor görülmek. Pantolon paçası bileğini bile.
Uzman. Anan böyle mi pantolon giymeyi öğretti sana?
Pantolon bankını da rafa kaldırmak zorunda kaldım.- Sanırım.- Olur.
Çok güzel pantolon.
Sıra sende küçük pantolon.
Örtmeyen bir adam tarafından sürekli hor görülmek. Pantolon paçası bileğini bile.
Pantolon oturağını nasılsa rafa kaldırmam gerekiyordu.- Tabii.
Ben de seni, küçük pantolon.
Elbise ve gömleklere bir göz atın. pantolon, çorap, ayakkabı.
o da iki çift pantolon giyiyordu.