Examples of using Parlemento in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
kendi tutuklanmasını Bambuser ile yayınladı. Ve aktivistlerin uluslararası kesimlere yasak olduğu halde parlemento seçimlerini gözlemek için bu servisi kullanması gibi planlar vardı.
Önceki Başbakanın tarihi vergi reformu gafını düzeltmeye çalışırken biz… Parlemento üyeleri, ellerimizi yere koymuşuz ve halka bize katlanmaları için yalvarıyoruz!
Önceki Başbakanın tarihi vergi reformu gafını düzeltmeye çalışırken biz… Parlemento üyeleri, ellerimizi yere koymuşuz ve halka bize katlanmaları için yalvarıyoruz?
Biz Parlemento üyeleri, ellerimizi yere koymuşuz ve ne için para! Önceki Başbakanın tarihi vergi reformu gafını düzeltmeye çalışırken,
Parlementoyu havaya uçurmaya kalktı Kral lordlar tüm kahrolası hükümet içerideydi.
Parlementoyu, Radyoyu, silahını.
Parlementonun buradaki kolonilerde İngilizleri daha fazla yetkilendirmesi gerektiğini söyleyin.
Miranda hakkında yayınladıkların rejimlerini zayıflattı. Parlementonun.
Miranda hakkında yayınladıkların rejimlerini zayıflattı. Parlementonun.
Parlementoyu kimin havaya uçurduğunu biliyoruz.
Birileri Parlementoyu havaya uçurdu.
Parlementoya geliyor musun?
Parlementomuza saldırı düzenleyen o kişinin.
Parlementonun üyesi olmak.
Cayman Parlementoyu yönetirken, güvenlik sıkılaştırılıyor. Doğru soğukuykuya.
Y: i} Missouri Eyalet Parlementosu sıradışı bir oturum düzenledi.
Şirketlerin verdiklerini isteklerini azaltmasını… sonra da parlementoya işçilerin arttırmasını sağladı… Harikaydı, sendikaların maaşlarından alınan vergiyi azalttırdı.
henüz kimse buradan ayrılmadı. Herkes, Parlementonun hayvanların talebini kabul edip etmeyeceğini bekliyor.
O ellerindeki Parlementoya en yakın şeydi, fakat bir zamanlar oldugu gibi artık bir güç degildi.
Düşünsene bizözelbir yerlerl havaya uçuruyoruz, mesela parlementoyu!