Examples of using Paspas in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sen paspas değilsin.
Anca paspas ve kova var.
Hey, artık seni Darth Paspas olarak çağıracağım.
Leke bırakacak. Paspas lazım.
Kitapçıda Pazartesi ve Çarşamba ve gece yurtta paspas.
Sana sonsuza kadar paspas gibi mi davransın?
Umarım SHUda çok paspas vardır.
Onları değiştir. Ama şimdi beş yüz paspas değiştirmek için zamanımız yok.
Kahverengi odun. Siyah paspas.
Müdür yardımcısı paspas bitti.
Evet paspas olmayı bırak demiştin.
Sürekli 5 dolarlık paspas almaktan iyidir.
Onları değiştir. Ama şimdi beş yüz paspas değiştirmek için zamanımız yok.
Brandi! Paspas.
Dinle… Banyoda paspas yok.
Âlem bilmez ki bacıları İstanbul sokaklarına paspas olmuş.
Lauren Wells temizlikçi kadın olduğunu ve kullanılmış paspas sattığını söyledi.
Brandi! Paspası arabada bırakmışsın. Paspas.
Buraya biraz daha paspas gerek!