Examples of using Patatesim in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gitti onlar. Patatesim yok.
Peggotty!- Peggotty.- Davy, kıymetli patatesim.
Onlar çürük. Patatesim yok.
Peggotty!- Peggotty.- Davy, kıymetli patatesim.
Gitti onlar. Patatesim yok.
İşte o, küçük tatlı patatesim.
Acı. Ve patatesim soğuktu.
Tatlı patatesim.
Arabada biraz patatesim var.
Soyulması gereken çok patatesim var ve onların çamurdan ayrılması gerekiyor.
Hayır, 5 avrosuna bahse varım benim patatesim daha büyük.
Hadi ama patatesim.
benim küçük tatlı patatesim.
Senin için bir çuval patatesim var.
Deney patatesim.
Yarın, gemiyle balayına çıkıyoruz da… değil mi, tatlı patatesim?
Bak burada etim var, patatesim var sebzem var,
Bak burada etim var, patatesim var… sebzem var, tatlım bile var…
Madam, patatesim yok deyince korkmuştum ama yer elmasını kullanınca resimler daha net çıkıyor.
kimse çoraplarımdan şarap lekesini onun gibi çıkaramaz, benim küçük patatesim.