Examples of using Patatesle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ve tabii en başta patatesle ya da fasulyeyle değil.
Biraz patatesle ve çilekli shake iyi olur Tony.
Navin! Patatesle lahanayı uzatır mısınız?
Patatesle lahanayı uzatır mısınız? Navin!
Sorun değil… Patatesle ilgili bir sorum var.
Patatesle ödeyin bari.
Patatesle çalışan saat yapmak üzereydi. Bilim saati.
Bilim saati. Patatesle çalışan saat yapmak üzereydi.
Bilim saati. Patatesle çalışan saat yapmak üzereydi.
Patatesle çalışan saat yapmak üzereydi. Bilim saati.
Yarım çuval patatesle takas ettim. Param olmadığı için.
Patatesle yenecek bazı iyi besinler nelerdir?
Kendi topraklarına döndüklerinde bu giysileri patatesle değişirler.
gelecekte her şey patatesle çalışacak!
Numara 48, patatesle biberli burger.
Köy olayı işte patatesle vurmak.
Onlar bu çevrede patatesle yaşarlar.
Gittiğimiz gün Craster bizim şarap fıçılarımızdan birini açıp jambon ve patatesle dolu ziyafetine oturacak ve karda açlıktan ölen bize bakıp gülecek.
Gittiğimiz gün… Craster bizim şarap fıçılarımızdan birini açıp… jambon ve patatesle dolu ziyafetine oturacak… ve karda açlıktan ölen… bize bakıp gülecek.
Onu su ve patatesle besleyip üzerine de paçavra giydir. Evet?
