Examples of using Pattersonu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Odessa Pattersondan harika bir gösteri seyrettik.
Pattersonla beni yanlış anlamışsın.
Pattersona söyleyemezdi. Bu yüzden isteseydi bile.
Pattersonun rahatlatması gereken ajan ONeil?
Pattersona söyleyemezdi. Bu yüzden isteseydi bile.
Harrison Brown isimli bir jeolog, Pattersona görünüşte açık bir bilimsel görev vermişti.
Harrison Brown isimli bir jeolog, Pattersona görünüşte açık bir bilimsel görev vermişti.
Pattersondan güvenliğe, Güverte 4ü mühürleyin.
Gidelim. Pattersonla demin telefondan konuştum.
Halüsinasyon görüyorsun. Pattersonun yarattığı bu panzehir aslında oldukça zekice.
Kurt ya da Pattersondan haber var mı?
Halüsinasyon görüyorsun. Pattersonun yarattığı bu panzehir aslında oldukça zekice.
Varır varmaz onu Pattersona göndereceğim.- Tren istasyonuna.
Paketi Pattersona ressam Dina Risi göndermiş.
Chris Pattersonla konuşabilirmiyim?
Bunu neden senin yerine Pattersondan öğreniyorum?
Eğer Ali kazanırsa, Pattersonla dövüşecekti.
Her şey gazeteci Pattersonla başladı.
Audrey, Nina Pattersondan nefret ederdi.
Ayrıca… sanırım Pattersonda kafayı çizdi.