Examples of using Pattersonun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Pattersonun seninle ve Borden ile olan kişisel eşyaları ne olursa olsun… Onu suçlayamazsın.
Ama onu öldürmeyi Bill Pattersonun yanına koymazdım. Şimdi, bunu benden duyduğunu asla söyleme.
Bana CIAin Sovyetler Birliği Planlama Müdürü Richard Pattersonun operasyonun mimarı söylendi.
Stan Pattersonun karısının dediğine göre; kocası dün gece 11:00 civarı av tüfeğini alıp, evden ayrılmış.
Bana öldürmeden önce Pattersonun gözlerinin içine bakmak istiyor musun,
Bana Richard Pattersonun ismini verdin ve bu bilgiyi aldıktan sonra harekete geçmememi istedin.
Xgrinding processX ve Pattersonun da bulunduğu power violence ve hardcore punk tarzı müzik yapan banliyo bandolarında davul çalardı.
Bir muhabir Dr Pattersonla konuşan bir goril olan Koko hakkında görüşme yapıyor.
Bay Pattersonla konuşmak istemiyorum.
Jack Pattersonla İç Güvenlik Bakanlığına girdikten kısa bir süre sonra tanıştım.
Pattersondan bahsediyorum. Baton Rougedan bahsediyorum.
Sanırım Pattersonda kafayı çizdi. Ayrıca.
Sanırım Pattersonda kafayı çizdi. Ayrıca.
Pattersona sor. Zaten sormadığımı mı sanıyorsun?
Odessa Pattersondan harika bir gösteri seyrettik. Kazanacağım.
Odessa Pattersondan harika bir gösteri seyrettik. Kazanacağım.
Yani Borden, Pattersonla bilgi sızdırmak için mi çıkıyordu?
Bence senin Pattersonla gitmen daha iyi olur?
Pattersonla harika bir iletişim kurduğunu biliyorum.
Bunu Pattersondan öğrendim.