Examples of using Peltek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hayır, Elmer Fudd peltek.
Acil hemşiresi, 1.65, peltek hep uğruna beni bırakacağını söylediğin kız.
Bu görev için ilk başvurduğunda cildi bozuk, peltek, garip bir kızdın.
David otelde Robert, peltek adam, ve John, aksak adam, ile arkadaş olur.
Peltek konuşuyordu ve kız gibi bukleli sarı saçları vardı. Yürümesini hiç söylemiyorum.
Amerikalı işverenler, yakışıklı ama gerzek nişanlı bir keş ve peltek bir yabancı arıyor olsalardı eminim sevinçten havalara uçarlardı.
Angeliki Papoulia- Kalpsiz kadın John C. Reilly- Peltek adam( Robert) Jessica Barden- Burnu kanayan kadın Olivia Colman- Otel yöneticisi Ashley Jensen- Bisküvili kadın Michael Smiley- Yalnız yüzücü Roger Ashton-Griffiths- Doktor Ewen MacIntosh- Otel bekçisi Filmin temel çekimleri 25
Peltekliğim geri geldi!
İki çocuğun bahçedeki peltekliğine aşk mı diyorsun?
Peltekliğim gitti!
Hanım evladı Billynin peltekliği için beni suçluyorlar.
Aman Tanrım, o kadar üzgünüm ki peltekliğim geri geliyor.
Acılı'' ettili torba'' ısmarlayıp Bay Changin peltekliğiyle dalga geçeriz.
Hayvan da olsan pelteksin.
Onu kim suçlayabilirdi ki, peltekti.
Hayvan da olsan pelteksin.
Terry dişini kırdı ve bir hafta boyunca peltekti.
Peltek olandı?
O hafif peltek.
Ben çocukken peltek konuşurdum.