Examples of using Percye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Emily öldüğünden beri… her sabah… o günün Percye son vereceğim gün olabileceğini düşünerek uyandım.
Emily öldüğünden beri… her sabah… o günün Percye son vereceğim gün olabileceğini düşünerek uyandım.
Emily öldüğünden beri… her sabah… o günün Percye son vereceğim gün olabileceğini düşünerek uyandım.
Emily öldüğünden beri… her sabah… o günün Percye son vereceğim gün olabileceğini düşünerek uyandım.
Emily öldüğünden beri… her sabah… o günün Percye son vereceğim gün olabileceğini düşünerek uyandım.
Emily öldüğünden beri… her sabah… o günün Percye son vereceğim gün olabileceğini düşünerek uyandım.
Tek tetik Percyde, değil mi?
Aynen Percyde olduğu gibi.
Düşündüm ki… Percyi halletmek için yolu yarıladık ve.
Percyle ne zaman tanıştın?
Damascus, Percyi ve Interpolün en çok arananlar listesinin yarısını dolandırdı.
Percyi anlamak istiyorsan eğer, bilmen gereken tek bir şey var.
Percyde kurtulduğuma göre artık sağlam bir yapılacaklar listem var.
Dinle, aramızda Percyi tanıyan tek kişisin.
Percyden senden uzak durduğu için nefret ediyor.
Mesele şu ki Percyden nefret ediyordum ama anlayabiliyordum.
Percyi bırak yoksa üst yönetimin bütün üyelerini öldürürüm?
Hadi Percyden bahsedelim.
Percyden kurtulduğumuzda bu mekanla işinin bitmesi gerekiyordu.
Percyi ve tüm Bölümü tek bir evden alt etmiştik.