Examples of using Peri in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Peri. Mutfak büyücüsü. Sanatçı.
Peri tozunun onu hayata döndüreceğini mi düşünüyorsun? Sam!!
Peri, Kütüphanenin kalbine giden son geçidi de buldu.
Çünkü canım damarlarından akan peri kanı asil.
Ama bu adam hâlâ masum peri halkını avlamaya devam ediyor.
Evet. Seni ilk gördüğümüzde, Peri, yalnız değildin.
Seni azat ediyorum. Peri…- Cehennem ateşi geliy.
Bu peri… şeyli… Sen nerelisin? Ve… eee?
Peri, senden nefret ediyorum… ama dizIerimin üstünde.
Nasıl sürülüyordu… peri?
Haziranda, Jade Hassouné isimli oyuncunun da peri Meliorn rolünde olduğu duyuruldu.
Ama bu adam hâlâ masum peri halkını avlamaya devam ediyor.
Unutma, bu çok riskli bir iş girişimi, Peri.
Peri gibi değil. Dinozor prensesi perisi gibi.
Titreme, küçük peri.
Belki de öyle düşünmeyi kesersen, peri adın sana gelecektir.
Belki bana peri lazımdır.
Mezar Tomurcuğu alanını… aramaları için daha fazla peri gönderdim.
Onları serbest bırak. Bekle peri.
Söz vermiştin. Seni inatçı peri.