Examples of using Peroksit in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bunun iyi bir örneği ise gümüş bir yatak üzerinde tepkimeye girerek sıcak oksijen ve buhara ayrışan hidrojen peroksittir.
iki ayrı bileşen kabartma tozu ve peroksittir.
Galilean aylarının yüzeylerinde radyolojik olarak üretilen bileşenler ayrıca ozon ve hidrojen peroksidi de içerirler.
Bak, dolabımda seni çağıran bir kalıp sabun ve peroksidim var.
Oraya vardığımızda, Happy sen, biz Cabele servis yolundan boru patlayınca açılacak morgun dış erişim kapısına giderken Hidrojen Peroksidi mayayla karıştıracaksın.
Hidrojen peroksit kullanabiliriz.
Peroksit olduğunu sanıyorum.
Burada biraz peroksit vardı.
Hayır sadece hidrojen peroksit.
Ne kullandın?- Peroksit.
Biraz bandaj ve peroksit almaya.
Ne kullandın?- Peroksit.
Peroksit Bir çıkış yarası var.
Bu toz, hidrojen peroksit.
Peroksit Bir çıkış yarası var?
Bulaşık deterjanıyla hidrojen peroksit karışımı.
Sadece peroksit, o kadar.
Peroksit.- Ne kullandın?
Kaptan Peroksit için baştan savılıyorum.
Peroksit.- Ne kullandın?