PERSLER in English translation

persians
persler
acemler
i̇ranlılar
sasaniler
farslar
the apharsites
the parthians
partlar
parthialılar
persler

Examples of using Persler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
görevliler, Persler, Erekliler, Babilliler,
the Tarpelites, the Apharsites, the Archevites, the Babylonians,
Persler Suriyeyi işgal ettiğinde( 614) Şamdaki Yahudiler,
When Syria was conquered by the Persians(614), the Jews of Damascus,
Bizanslılar kuşatma makineleri kurup ve Persler geri çekmeyi kabul etmeden kenti bombalamaya başlamışlardı.
the Byzantines had to set up siege machines and begin bombarding the city before the Persians agreed to withdraw.
sonra birleştirilen Ermeni ve Bizans kuvvetleri tarafından yeniden ele geçirildi ve Bizans ile Persler arasındaki doğrudan düşmanlıklar başladı.
shortly afterwards it was captured again by combined Armenian and Byzantine forces and direct hostilities between Byzantines and Persians began.
daha sonrasındaysa Lidya, Persler, Makedonya, Galatya,
later by the Lydians, Persians, Macedonians, Galatians,
Bizans Persler tarafından işgal edilirken, Avarlar ve Slavlar 614 yılında Salonayı yok ederken,
While the Byzantines were occupied with the Persians, the Avars and Slavs poured into the Balkans, capturing several Byzantine cities,
Nisibis tarafından Persler için yerine getirilmiş bir roldü( 363teki ayrılığa kadar Romalılar için aynı amaca hizmet etmişti)
a role filled for the Persians by Nisibis(which until its secession in 363 had served the same purpose for the Romans), and in 505 Anastasius
MÖ 9. yüzyıl; Persler, MÖ 6. yüzyılda MÖ 333te Büyük İskender;
9th century BC; Persians, 6th century BC; Alexander the Great in 333 BC;
Romanın yıkılmasından sonra Bizans İmparatorluğunun başlıca zorluğu, kendisi ile Persler, Gürcüler, İberler,
After the fall of Rome, the key challenge to the Byzantine Empire was to maintain a set of relations between itself and its sundry neighbors, including the Persians, Georgians, Iberians,
Onlar kum dervişleri, Persli. Develer gibi tozu dumana katarlar.
The sand dervishes Persian, they are common as camel dirt.
Perslerden kalma diyorlar.
They say are Persian.
Yunan ya da Persli, insanın kökeni neyse odur.
Greek or Persian, a man's roots are a man's roots.
Persliler harekete geçecek mi?
Will the Persian move?
Apis, Persli, tanrıların sana karşı iyi.
By Apis, Persian, thy gods are good to thee.
Perslerden sanırım.
Persian, I think.
Persli gözcü askerleriniz Ve biraz Spartalı yardımıyla.
And with a little Spartan help… your Persian scouts supplied the mortar.
Ve biraz Spartalı yardımıyla… Persli keşifçiler de duvara harç oldular.
And with a little Spartan help… your Persian scouts supplied the mortar.
Persli korkaklar!
Persian cowards!
Perslerin Çinde yerleştiği bölgedeki Moğollar… yerel geleneklere uyum sağlamıştı.
The Mongols who settled on the Persian China adapted to the local customs.
Perslilerin dindar öğretmeni, 9 harfli.
Persian religious teacher Nine letters.
Results: 156, Time: 0.0299

Persler in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English