Examples of using Peruk in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Zavallı adam, karısının peruk taktığını bilmiyormuş.
Ya da kel olduğu için peruk takan?
Bu babamdan nefret edip ineklere peruk takan belgeselci.
Senin dişlerini yaptırmak yerine Francise peruk almışlardı?
Kadın çok makyaj yapardı adam da peruk takardı hani?
Bunca zamandır peruk mu takıyordun Dougie?
Peruk işinde.
Otobüsle giden bir çocuk ile peruk ve sihirli şortu olan bir uzaylı.
Peruk olmaz.
Peruk alma zamanın geldiği zaman, çok iyi bir yer biliyorum.
Baban bir peruk aradığını söyledi.
Peruk sana yakıştı.
Peruk da takalım.
Üniversitedeki günlerimin yarısında peruk ve taytla dolaşmışımdır ben.
Muhtemelen peruk ve makyaj yüzünden….
Peruk değil ki bu.
Ya peruk?
Bu peruk değil!
O peruk kimin fikriydi?
Peruk giymiş, sokak dövüşü yapıyoruz. Her şey bundan ibaret.