Examples of using Peytonla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bak, eğer Peytonla geçirecek tek bir günün daha olsaydı, onunla tartışarak mı,
Sana söylediğim gibi, Peytonla içme oyunu oynarken… sadece'' Katıldığınız için teşekkür ederiz'' kurdelesi alırsın.
Sana söylediğim gibi, Peytonla içme oyunu oynarken… sadece'' Katıldığınız için teşekkür ederiz'' kurdelesi alırsın.
Sana söylediğim gibi, Peytonla içme oyunu oynarken… sadece'' Katıldığınız için teşekkür ederiz'' kurdelesi alırsın.
Hayır. Peytonla yaşadıklarımızı kastediyorum… Sadece partiler, maçlar ve türlü dramlar yaşadık.
şirket bunu anlayamıyorsa, bunu Peytonla tartışırlar.
O yüzden firmamıza garezi var. Sayın Yargıç, firmamız Bay Peytonla mülakat yaptı ve reddettik.
Peytonu hatırlıyorsun, değil mi?
Peytonun minderden kaçmasına izin mi vereceksin?
Peyton, Iowa. Doğru ama… konu nedir?
Peytonun cipse ihtiyacı var galiba.
Peyton, Iowa. Doğru ama… konu nedir?
Sen ve Peytonda limandan demir almış gibi görünüyordunuz.
Doğru ama… konu nedir? Peyton, Iowa.
Peytonların evi hakkında bir şey yok.
Doğru ama… konu nedir? Peyton, Iowa?
Biliyorum, ama Peytona bir şarkı borçluyum, iyi bir başlangıç değil.
Bende bir düzine var ama Bay Peyton başlasın.
Ama ona Peytondan bahsetmediğin gün gibi açık.
Peytona bunu hiç anlatmadım ama Lucas, neredeyse Lindseyle evleniyordun.