Examples of using Pezo in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yarım kilosu beş pezo.
Isabel burada mı?- 200 Pezo.
Senin için üçüncü bir seçeneğim var pezo.
Senin için bir oyunum var, pezo.
Diplomamı duvarına asabilmek için 5 pezo harcadı hala orada asılıdır.
Yarın sınavım var… bense Katil Pezo Guido tarafından kovalanıyorum!
Muhtemelen Meksikadan çıkmış en büyük aktör olan şu El Guapo ile bir tek şovumuza 100.000 pezo ödeyecekler.
Şimdi. Şimdi git ve babana… bir saat sonra odama 100 pezo getirmesini söyle.
Ama sunucuları kontrol etmek için dış kaynak kullanmazsak aylık yüz bin pezo kâr edebiliriz.
Bayım, demek istediğim, adamlar için normal ücret 6 pezo… gardiyanlar için
Bu yılki ödülleri Sanat dalında heykeltraş Senad Pezo, Edebiyat dalında yazar Asmir Kujoviç,
Şimdi sana 50 pezonu ödeyebilirim. İlgi göstererek.
Bin Costa Grava pezosu buradan çıkacağımı söylüyor.
Pezoluk işte bu.
Pezoyu ne zaman aldım?
Anne, 100 pezoyu alabilir miyim?
Küçük pezom.
Tek pezoluk dans hala geçerli mi?
Eğer 8 pezon varsa onları kadın mültecilerden çalmışsındır.
Al şunu, küçük pezom.