Examples of using Pinti in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kendi suyunu istiyorsan parasını ver. Pinti değilsin.
Köylüler o öğretmenin çok pinti olduğunu söylüyorlar.
Tomun son kız arkadaşına karşı pinti olduğunu duydum.
Bana hala daha bir hediye almak zorundasın… pinti seni.
Pinti ihtiyar!
Kahrolası pinti FBI.
Sana gittiğimiz yerlerin pinti olduğunu söyledim.
Don Pepe mi? O yaşlı pinti bana gülücük bile vermez?
Dur. Bu kadar pinti olma!
Teşekkürler. Bu kadar pinti olduklarına inanamıyorum.
Orada bir sürü pinti var zaten.
Yapma ama, seni pinti pislik.
Bırak yiyeyim, yaşlı pinti! Çirkinsin.
vicdansız, pinti bir patronsun.
Seni, seni koca yaşlı pinti.
Fotoğraf çekmek için telefonu kullanırsam bu kez de pinti olduğumu düşünecek.
Doğumgünü amı bile yok mu? Pinti fahişe.
Bırak yiyeyim, yaşlı pinti! Çirkinsin.
Çirkinsin. Bırak yiyeyim, yaşlı pinti!
O kadar pinti değilim.