Examples of using Piramitte in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şöyle bir şeydi bu: Piramitte bloklar vardı.
Piramitte bloklar vardı. Ve temel taşları gayretlilik,
Piramitte kullanılmış en büyük taşlar olan“ kral odası” nın granit taşları ise bölgeye 500 milden fazla bir uzaklıkta bulunan Aswandan getirilmiş olup, ağırlıkları 25 ton ile 85 ton arasında değişmektedir.
Tirandaki piramitle ilgili kavga büyüyor.
Piramitin sahibi kimse bu insanları kanser eden de o olmalı.
Onu sorgulamak için Piramitin şirket merkezine götüreceğiz.
Güneşin dev piramiti'' ve'' Ayın dev piramidi'' bulunuyor.
Her şey piramide mi benzemeli?
Sadece o piramide gitmem gerektiğini biliyorum.
Onu piramite götürmem lazım.
Şifonyerinin üstündeki kırık plastik piramitle bir ilgisi var mı bunun?
Amcan bu sağlam piramiti yaptığından beri hiçbir şeytani ruh dolanmıyor etrafta.
Piramitleri veya ziguratları düşünün.
Hindistanda piramitler dik ve çok çok yüksek.
Şu piramitten geliyor.
Hükümet, Piramiti yıkma önerisinin ekonomik nedenli olduğunu iddia ediyor.
Sana altın piramitten bahsetmiş miydim?
Bu piramitten nefret edecek!
Piramitin halkası, bir çok dünya arsında bağlantı görevi görüyor.
Bizi piramitten çıkaran köpek.