PISLIKLER in English translation

fuckers
lanet
pislikler
şerefsizler
sikikler
piçler
piç kuruları
ibneler
herifler
adiler
puştlar
scum
pislik
alçak
serseri
şerefsizler
herif
süprüntü
köpük
yüzkarası
jerks
pislik
aptal
salak
ahmak
hıyar
herif
serseri
dallama
öküz
sersem
shit
bok
lanet
pislik
boktan
hassiktir
şey
hasiktir
mal
berbat
kahretsin
scumbags
pislik
serseri
şerefsizler
aşağılık
bok çuvalları
shits
bok
sıçıyor
boktan
pislikler
pisleyen
piçler
sıçar
herifler
pricks
pislik
hıyar
herif
piç
puşt
kalleş
yavşak
hergele
serseri
dallama
filth
pislik
açlıga
pis
kir
iğrenç
trash
çöp
pislik
çöplük
çöpçü
süprüntü
creeps
sürüngen
pislik
ucube
sapık
herif
gıcık
serseri
yaltakçı
dalkavuğun
sürünme
a-holes
dirtbags
you cruds
slimeballs
eses

Examples of using Pislikler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu pislikler değil.
Not these scumbags.
Küçük pislikler. Hırsızlar, tecavüzcüler, katiller.
Little fuckers. Thieves, rapists, murderers.
Bu pislikler ise yaşamın yapıtaşları… organik moleküller.
And that scum is the stuff of life… organic molecules.
Kardeşim bunun gibi pislikler tarafından vuruldu!
I saw my brother shot dead by a shit like this!
Bu pislikler aynı zamanda arkadaşım Keni kaçıran kişiler.
And those jerks, those are the same stupids that took my friend, Ken.
Sizin gibi pislikler için yeni bir şey olmasa gerek.
It's nothing new for trash like you.
Umarım o küçük pislikler buraya varmayı başarır.
I'm hopin' those little shits do make it over here.
Evet, özellikle de fiyakalı pislikler… aptalca sorular sorduğunda sıkıldığım tarafım mesela.
When pompous pricks ask stupid questions. Yeah… especially the part that gets annoyed.
O pislikler için bir cennet yarattım.
I created a paradise for those scumbags.
Bu pislikler… Haydi! Devam et Nicky!
These fuckers, these fuckers… Go ahead, Nicky. Come on!
Burada ne tür pislikler dönüyor tahmin edemezsin.
You have no idea what kind of filth they get up to here.
Bana anlattığı pislikler, midemi bulandırıyor.
The shit he told me, make me sick to my stomach.
Bütün zenci ve yabancı pislikler pantolonlarına sıçacak.
And all the Niggers and foreign scum will shit their pants.
Bu parayı almazsam o pislikler beni nasılsa öldürecek.
If I don't take this money, those jerks will kill me anyway.
Sizin gibi pislikler için yeni bir şey olmasa gerek.
Nothing new for trash like you.
Sizi pislikler, hayır!
You creeps, no!
Ohh… Pislikler. Sağol Ahh.
Thanks. Ahh. Ohh… Pricks.
Pislikler… Chagarin, Komorovu hapse attırmış Bilirsin işte.
So, Chagarin had Komarov thrown in jail. Scumbags.
Seninle bu sarışın pislikler arasında ne geçti bilmiyorum.
I don't know what happened between you and those yellow-haired shits.
Yasaya göre o pislikler seni hastaneye götürmek zorundaydı.
By law, those fuckers had to take you to a hospital.
Results: 797, Time: 0.0667

Top dictionary queries

Turkish - English