Examples of using Piste in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Benimle geliyorsun. Kartal 9, 1 numaralı piste.
Heather, 30 saniye içinde piste geri dönmezsen diskalifiye olacaksın.
George, piste çıkıp uçakları buraya doğru yönlendir.
Serenayı piste götürür müsün?
zaten PC-6nın piste ihtiyacı yoktu.
Evet, piste dönmem lazım.
Benim hatam değil. Kısa piste inmek zorunda kaldım.
Ara sıra benimle piste gelmelisin.
Bana şans dile. Piste yaklaşıyorum.
Öyle mi? Eğer piste gelip beni görsen.
Tekrar ediyorum. 15 nolu piste gitmek icin turlayamam.
Dmitry Gubenkoyu piste davet edelim.
Ray Kolombiyalıların bu piste uçtuğunu mu söyledin?
Hemen piste birilerini gönderin.
Piste yeni bir şeyler getirirdik.
Piste vardığımda, her şey söz verildiği görünüyordu.
Piste çık ve onlara göster.
Piste adımını attığından beri bundan bahsediyor.
Piste gideceğimize söz vermiştin.
Piste Dünya Savasi.