Examples of using Point in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Point Magoodaki gri balinaların göç yollarını çekeceğiz.
Point sahiline Timothy Jacksonın tarifine uyan bir ceset vurmuş.
Point ve Special Kin bizi uzaklaştırdığını söyledin.
Point Cinayetleri'' mi?
Point Place Gaziler Derneğinden bir mektup aldım. Kitty!
Sonunda Point Place Gaziler Buluşmasına davet edildim. Hey bakın!
Point civarında sörf… yapıyor ve işine gitmeden önce benim duşumu kullanıyor.
Point Pleasanttaki başarı.
Point Pleasantda korkunç bir şeyler olacak. Dinle beni.
Point Arenadan da bir delegasyon olacak.
Biz de point guard arıyoruz.
Point Blanc nedir?
Point Blanc nedir?
Point Blancteki genel kural şu, Sadece mükemmellik yeterlidir.
Point Blancin yerini bulduk.
Point Blue artı ikiden ateş açıldı!
Point Rockta birlikte mi okudunuz?
Öncelikle, Point Rocka kadın olarak girebildik.
Kilometre kuzeyde, Point Reyesde aynı şey yaşandı.
Hesh Point Pleasantta bir yer tutmuştu.