Examples of using Pointe in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hem West Pointe gitmek için toplum hizmeti kotamı doldururken… hem de yoksulluk sınırının altındaki hayvan severlere hizmet sağlıyorum.
Hem West Pointe gitmek için toplum hizmeti kotamı doldururken… hem de yoksulluk sınırının altındaki hayvan severlere hizmet sağlıyorum.
Sonra da Sunny Pointe ulaşmak için… yapmak zorunda kalacağınız son yolculuk nedeniyle.
Mitchin oğlunu West Pointe girmesinde büyük yardımlarda bulunan adamı…
Sadece yüzüme baktı ve bana'' West Pointe gitmek istemiyorsan, gitme.
Bilmiyorum eğer Joenun yerine başka bir yere gitmek istersen ben hemen Laie Pointe gidelim derim.
büyükbabanın yaptığı gibi senin West Pointe gitmeni istiyoruz.
bir aya West Pointe gidecek.
Mitchin öldüğünü söylemek için aradım. Mitchin oğlunu West Pointe girmesinde büyük yardımlarda bulunan adamı.
Rus'' en pointe'' çağdaş olandan çok daha farklıdır-- bale, caz ve hip-hopun karışımıdır.
Bana tam olarak gelip'' West Pointe gitme.'' diyemezdi ama ben anlamıştım.
Sana bir şey söyleyeceğim, Mike West Pointe gittiğim için bir an olsun pişmanlık duymadım.
Louis de Pointe du Lac, Anne Riceın Vampir Güncelerinde yer alan bir Vampirdir.
Aynen baban ve büyükbabanın yaptığı gibi senin West Pointe gitmeni istiyoruz.'' dedi.
Sadece onunla biraz konuştuk. Sonra o Texasa geri döndü ve ben de West Pointe gittim.
Christina ve… Pointe a la Hache hakkında daha fazla bilgi verebilirsin.
Kuzey sahili mevsiminden sonra, Gerry ve ben California ya, Pointe uçtuk.
West Pointe girmeden önce bir süreliğine Baltimorea giderek dul halası Maria Clemm,
tepeli bölümünden yukarı ve aşağı ve Golden Gate köprüsünün ayağındaki kıyı boyunca Fort Pointe kadar yarışacaktık.
Turkey Pointe yönelmişler.